Özel Bir Ürperti
Parfüm kullanmak iki yönlü bir haz verir. Bu hazzın ilk kısmı sadece ve sadece size ayrılmış bir hazdır: sizinle onun arasındaki bir mahremiyet. İkincisi de onun rayihasıyla başkalarına haz vermek, gittiğiniz her yere mesajınızı vermektir ki en az birincisi kadar önemlidir. Bunun önemini anlamayan o kadar çok kadın var ki şaşarsınız. Siz ve parfümünüz birbirinizi sevmiyorsanız, başkalarını etkileme ihtimaliniz de düşüktür, değil mi?
Öyleyse bir parfüm seçerken asla kendinize şu soruları sormayın: acaba o sevecek mi? Arkadaşlarım sevecek mi? Şunu sorun: ben onu sevdim mi? Cevapta tereddüdünüz varsa, bırakın gitsin. Başka birini deneyin. Ve asla ama asla bir parfümü, başkasının üzerinde mükemmel duruyor diye satın almayın. Sizin üzerinizde aynı şekilde kokmayacaktır. Bir parfümü, sizin üzerinizde ansızın bir etki bırakmışsa, bir anda bütün çanları çaldırmışsa, sizi bir anda baştan çıkartmışsa alın. Söz konusu olan siz ve odur, beraber güzel bir ahenk tutturma, sevdalanma meselesidir.
Ve sonunda parfümünüz tamamen size ait olduğunda onu kullanmaktan çekinmeyin. Alçakgönüllü olmayın ve onun size sunduğu şeyleri yok saymayın. Bırakın okşayışıyla, size vaat ettiği şeylerle, mahremiyetinin yarattığı ürpertiyle tekrar tekrar gönlünüzü fethetsin, ne zaman içinizden gelirse. Onun haz vermek istediği kişi artık sizsiniz, haz vermek, tatmin etmek istediği kişi, öyleyse utanmaz bir şımarıklığa kendinizi bırakın. Rahat olun, onunla baş başa olmanın da tadını çıkarın. Bu duygu öyle hoşunuza gidebilir ki ilk başlarda dışarı çıkıp onu başkalarıyla paylaşmak dahi istemeyebilirsiniz. Ama elbette er geç paylaşacaksınız. Aşkınızı dört duvar arasına hapsetmenin de fazla bir anlamı yok, değil mi? Elbette dünya aleme göstermek isteyeceksiniz yeni aşkınızı, bu en doğal şeydir.
İşte ikinci hazza geliyorsunuz: onunla insanların arasına karışmak; insanların bir anda havayı koklayıp oturdukları yerden şöyle bir doğrulmaları, sizi fark etmeleri. Sadece muhteşem görünmüyorsunuz, şimdi muhteşem kokuyorsunuz da. Etrafınızdaki atmosferi değiştiriverdiniz, küçük bir rayihalı haz dalgası yarattınız, Fransızların dediği gibi bir frisson. Bu tatlı değişikliğin merkezinde de siz duruyorsunuz.
